Sık Kullanılanlara Ekle      Açılış Sayfası Yap     İletişim     Reklam     Kurumsal  
800x80 Reklam alanı
800x80 Reklam alanı

Hac ibadetinin insana kazandırdıkları

 

Hac ibadetinin insana kazandırdıkları…

      Hac mevsiminin başlamasıyla bugünlerde binlerce vatandaşımız yakınlarıyla birlikte büyük bir heyecan yaşamaktadır. Bu heyecan; mukaddes yolculuğa yaklaşmanın müjdesidir.

       İnancın hayata yansıması olan ibadetlerimiz, manevi anlamda yüce yaratıcı ile aramızdaki en sağlam ve en güzel bağdır. Bu ibadetlerden birisi olan Hac, ferdî ve toplumsal açıdan pek çok olgunlaştırıcı özellikleri içinde bulundurmaktadır.

      Hac İslam’ın temel esaslarından biri olup, imkânı olan Müslümanların Ka’be’yi ve civarındaki kutsal yerleri, belirli vakitlerde usulüne uygun olarak ziyaret etmesi ve belli dinî görevleri yerine getirmesidir. Erkek veya kadın şartları taşıyan her Müslüman’ın ömründe bir defa haccetmesi dinen üzeri farzdır.

       Hac ibadeti sayesinde dünyanın her tarafından gelen, dilleri, ırkları, renkleri, kültürel ve ekonomik durumları farklı mü’minler, ortak inanç ve duygular içerisinde kardeşlik bağlarını güçlendirme fırsatını elde ederler.

       Hac ibadeti, peygamberlerin izinde, yücelme ve Hakk’ın rızasını kazanma yolunda gerçekleştirilen hikmetli bir yolculuktur. Bu yolculukta mü’minler inançlarını pekiştirme fırsatını yakalarken, aynı zamanda, takvâ, sabır, sevgi-saygı, kardeşlik, fedakârlık, cömertlik gibi bir çok ahlakî güzelliği yaşama imkanını bulurlar.

        Hac; dilleri, kültürleri, renkleri, ırkları, ülkeleri, sosyal ve ekonomik durumları farklı hedefleri bir olan milyonlarca müslümanın ilahi aşkla bir araya gelmesi, birlikte Allah’a yönelmesidir...

        Hac, Allah’a ve onun gösterdiği hedeflere yürüyüştür. Hz. Âdem’den itibaren peygamberlerin ve Hz. İbrahim’in hatırasını benliğimizde yaşamaktır. Hacı olmak demek, ilahi vahyin beşiğini, Hz. peygamberin tebliğini ve tevhid mücadelesini yakından tanımak, tarihle bütünleşmek, bir buçuk milyarlık İslam dünyasından bu topraklara davet edilen sınırlı sayıdaki temsilciden biri olmanın hazzını ve sorumluluğunu omuzlarımızda hissetmek demektir.

       Hac, sabır ve hoşgörünün, yalnızlığın, mahşer duygusunun iç içe yaşandığı müstesna bir zamandır.

     Hac, bir Müslüman’ın, malını Allah rızası için feda edebileceğini gösteren büyük bir kulluk göstergesidir. Hac esnasında günlük elbiselerini çıkararak ihrama giren bir Mümin, dünyanın geçici olduğunu, makam, mevki gibi bütün varlığını burada bırakacağını, ahirete sadece kefenle gideceğini yaşayarak hisseder.

     Hacı, “Lebbeyk, Allahümme lebbeyk!” Buyur Allahım! Emrine amadeyim Allahım! Senin eşin ve benzerin yoktur. Emret Allahım! Her türlü övgü, sana mahsustur. Nimet de senin, mülk de senin. Senin eşin ve benzerin yoktur.” diyerek “Telbiye”yi okur. Yüce Rabbinden af ve mağfiret diler. Aynı şekilde Kâbe’yi tavaf ederken, Arafat’ta vakfe yaparken kendisi, aile fertleri ve bütün Müslümanlar için dua eder. İşte bu coşku ve heyecanla gözlerden akan yaşlar, günahlara keffaret, ruhlara şifa olur.

      Bu duygu ve düşüncelerle, manevi anlamda kutsal topraklarda bulunduğunun şuurunda olan hacı adayları, yapacakları samimi tövbe ve makbul bir hac ile sevgili peygamberimizin, “Hacceden kişi, anasından doğduğu gün gibi günahlarından arınır.”müjdesini hak etmektedirler.

        Onun için hacı adayı, bu mukaddes yolculuğu sıradan bir seyahat gibi görmemelidir. Kendisinin, manevi bir yolculukta olduğunun bilinciyle, hac ibadetini en güzel şekilde eda etmeye çalışmalıdır. Hac ibadeti, hacıya yeni bir kulluk şuuru kazandırıp hayatında yeni ve güzel bir sayfa açmalıdır.

    Unutulmasın ki hac ibadeti kişinin günahlarını yakar siler atar. Nitekim sevgili peygamberimiz haccın bu güzelliği ile ilgili hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “Kim Allah için hacceder kötü söz ve davranışlardan sakınırsa (kul hakları hariç) annesinden doğduğu gün gibi (temiz ve günahlarından arınmış olarak evine) döner”

       Hac ibadeti aynı zamanda biz müminlere gece gündüz peşinden koştuğumuz cennete kavuşturmaktadır. Allah resulü bunu şöyle ifade ediyor: “Allah katında makbul haccın karşılığı ancak cennettir.”

       Her Müslüman’ın o güzel toprakları ve mekanları görmesi duası ile…

   Soru ve cevaplarla hac ibadeti

Ölü adına hac yapılabilir mi?

      Üzerine hac farz olup da, bunu yerine getiremeden ölen kişi, vasiyet etmişse, vasiyetinin yerine getirilmesi gerekir. Vasiyet etmemişse, varisleri isterlerse onun adına hac yapabilirler.    

      Nitekim hacca gitmek isteyip ancak edâ edemeden ölen bir kadının kardeşi, ne yapması gerektiğini öğrenmek amacıyla Hz. Peygamber’e geldiğinde, Hz. Peygamber, "ölen kardeşinin borcu olsaydı öder miydin?" diye sormuş, adam da, "evet ya Rasulallâh!" deyince, Allâh Resulü: "O halde Allâh'a karşı olan borcunu da öde! Çünkü o ödenmeye daha lâyıktır." buyurmuştur (Nesâî, c. 5, s.147).

 

Kadınlar yanlarında mahremi olmaksızın hacca gidebilirler mi?

      Hac, uzun bir yolculuğu gerektiren meşakkatli bir ibadettir. Kadının tek başına bu yolculuğa çıkması bazı olumsuz sonuçlar doğurabilir.

      Hanefi mezhebine göre Kadın yanında mahremi olmadan hacca gidemez. Şafiye göre ise kadın yanında mahremi olmasa da bir gurup kadınla da hacca gidebilir bunda da hiçbir sakınca yoktur.

     Nitekim bugün Diyanet İşleri Başkanlığı, Şafii mezhebinin bu fetvasını kullanmaktadır. Buna göre yanında mahremi olmayan kadınlar Şafii mezhebini taklit ederek birkaç kadınla beraber hacca gidebilir.

 

Hac ne zaman farz kılındı?
            
Hac, Hicret’in 9. yılında farz kılınmıştır. Haccın farz olduğu Kur’an ve sünnette bildirilmiştir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyrulmaktadır:  “Onda açık alametler ve İbrahim'in makamı vardır. Oraya giren güvenlik içinde olur. Oraya gitmeye gücü yeten herkesin o İbadet evi'ni ziyaret etmesi de Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim bu hakkı tanımazsa, Allah'ın kesinlikle ihtiyacı yoktur. O, bütün âlemlerden müstağnidir” (Âl-i İmrân, 97).

Hac kimlere farzdır?
      Kişinin Hac ibadetiyle yükümlü olması için öncelikle Müslüman,  akıllı, buluğ çağında ve hür olması lazım. Ayrıca hac yapmaya bedenî, malî ve bu ibadeti yerine getirecek vakte erişme imkânlarına sahip olması şarttır. Bu şartlara sahip olan kadın-erkek her Müslüman’a ömründe bir defa hac yapmak farzdır.

 

Hac ibadeti ileri bir tarihe ertelenebilir mi?
      Hac ibadeti üzerine farz olan kimse, vakit geçirmeden, ibadeti geciktirmeden bir an önce yerine getirmelidir. Üzerine hac farz olduğu halde, birtakım ufak tefek gerekçelerle bu önemli ibadeti yerine getirmeyip ileri yaşlara veya ileri senelere ertelemek Hanefi mezhebine göre uygun değildir. Şafii mezhebine göre ise erteleyebilir. 

 

Evlenecek çocuğu olan kişi hacca mı gitmeli evladını mı evlendirmeli?

        Sağlık ve servet yönünden haccetme imkanına sahip, hür, akıllı ve buluğ çağına erişmiş Müslüman’ların, ömürlerinde bir defa haccetmeleri farzdır. Bu şartları taşıyan kişinin, imkan elde edince, geciktirmeden bu farzı yerine getirmesi gerekir. Bu itibarla, kişinin evlenme çağında bekar çocuğu da bulunsa, bu şartları taşıması halinde hac etmesi farzdır. Hacca gitmeyip de, hac parasını çocuğunu evlendirmek için kullanırsa, hac yükümlülüğü üzerinden kalkmaz.

 

Vekalet yoluyla hac yapılabilir mi?

        Kendisine farz olan hac ibadetini yerine getirmeden sağlığı bu görevi yerine getiremeyecek kadar bozulan kişinin ücretini ödemek suretiyle birini yerine vekil gönderip hac yaptırması veya vasiyeti üzerine ölümünden sonra varislerinin kendisine bedel olarak hac yaptırmaları gerekir.

        Nitekim Veda haccı esnasında Has'am kabilesinden bir kadın Hz. Peygamber'e gelerek: "Ya Rasulallâh! Allâh'ın hac hususundaki farz emri babama çok yaşlı iken erişti. Deve üzerinde bile duracak halde değil. Onun yerine vekâleten hac edebilir miyim?" diye sormuş, bunun üzerine Rasulullah: "Evet! Vekâleten hac edebilirsin!" buyurmuştur (Buharî, Hac, 1; Müslim, Hac, 71).

         Üzerine hac farz olan kişinin, yerine vekil (bedel) gönderebilmesi için, bizzat haccı edâ etmekten âciz olması gerekir; aksi takdirde, kendi yerine başkasını hacca göndermesi câiz değildir.

 

Parası olmayanın borçlanarak hacca gitmesi doğru mu?

         Servet yönünden haccetme imkanına sahip olmayan kişilerin borçlanarak hacca gitmeleri gerekmez; ancak, borçlanarak hacca gitmeleri halinde, hac ibadetleri geçerlidir. Diğer taraftan, haccın farz olması için gerekli şartları taşıdığı halde, hac mevsiminde hazır parası bulunmayan ve borç aldığı takdirde bunu daha sonra ödeme gücüne sahip olan kişilerin, bu görevi bir an önce ifa etmeleri için, borç alarak hacca gitmeleri uygun olur.

Buluğ yaşından önce hacca giden daha sonra hacca gitmek zorunda mı?

       Buluğdan önce hacca giden bir kimse dinen güzel ve sevabı çok olan bir ibadeti yerine getirmiş olur. Fakat bu hac ileride şartları taşıması halinde gitmek zorunda olduğu hac farizasını düşürmez. Yani buluğa ermeden hac vazifesini yapan çocuk, buluğa erdiği zaman haccın şartlarını taşıyorsa tekrar hacca gitmesi farzdır.

Dört umre bir hac sayılır mı?
     Umre yapmak sünnet olan ibadetlerdendir. İfa edildiğinde sevap elde edilen ziyaretlerden biridir. Hac ise farz olan ibadetlerden bir ibadettir. Sayısızca umre yapılsa da o umreler hac farizasının yerini tutmaz. Dolayısıyla şartları taşıyan her mümin kendisine farz olduğundan hacca gitmek zorundadır. Ama şartları taşısa da hac olmadan umreye gitmek zorunda değildir.   

 

Günün sözü

Hayırlı işlerinizde acele edin

Hadisi Şerif

 Günün Ayeti

Bana dua edin, duanızı kabul edeyim..."

 Günün Hadisi

Hac ve Umreyi ard  arda yapın çünkü bu hac ömrü ve rızkı bereketlendirir.

 

Günün Duası

Allah’ım bütün Müslümanları hacı olup günahlardan temizlenen kullarından eyle.

 Bunları Biliyor muyuz?

İfrad Haccı nedir?

Umresiz yapılan hacdır. Aynı yılın hac ayları içinde, hacdan önce umre yapmaksızın hac niyetiyle ihrama girilir ve yalnızca hac yapılırsa ifrad haccı olmuş olur.

 Günün Nüktesi

Değneğin bedeli

Taberi, İyas bin Seleme'nin şöyle dediğini rivayet eder:

" Ömer bin Hattab çarşıdan geçiyordu. Değneği de elinde idi. Değneğin ucu ile beni dürtüp,

- Yolun ortasında durma dedi.

Ertesi sene bana rast gelince,

- Hacca gitmek istiyor musun? Diye sordu.

-Gitmek istiyorum, dedim. Elimden tutup,

- Öyleyse gel, dedi ve beni evine götürüp bana 600 dirhem verdikten sonra,

- Bunu kendine yol masrafı yap. Biliyor musun? Ben bunu sana niçin veriyorum? dedi.

- Bilmiyorum, diye cevap verdim.

- Geçen sene sana değneğimin ucu ile vurdum ya, onun için veriyorum, dedi.

- Ya Emire' l-mü' min' in, ben unutmuştum bile, dedim

- Ben unutmamıştım, dedi. "


Gönderen Email Adresi :

Arkadaşınızın Email Adresi :


Yorum Ekle Tüm Yorumları Oku



Diğer Yazılar

Kurbanın Tarihçesi
Eğitim sayesinde kamil varlık olunabilir
İslam Dünyası
Geçmiş ve şimdiki Fetih
İslam emek işçi ve Soma Faciası
İdam Cezası
Seçilenler nasıl bir koltuğa oturduklarını biliyorlar mı
Mekkede zaman tünelinde bir hac yolculuğu yapmak
Ravza i Mutahharada karışık Duygular
Ramazan Ayının Önemi ve Fazileti
 1  2  3  4  5      Sonraki >>
180x500 Reklam alanı
180x160 Reklam alanı
180x160 Reklam alanı

Copyright Mavi Haber Yayıncılık - 2014 | admin
ceyhanmavihaber@hotmail.com
322 611 53 63

Hit : 15728801 | Dün : 6177 | Bugün : 564

Livanet Professional Design